
sevgili günlük,
dağıttım :)
başka nasıl ifade edilir bilmiyorum
hani diyor ya nil karaibrahimgil yeni albümünde
"enerjin nerde, güç içinden gelende, 30 olmadan 40'ında mısın" diye
tam benlik :)
artık 40 mıyım 50 miyim bilmiyorum, hangisi daha çok uyuyorsa o yaşta olmak istiyorum
çakıl hasta :( öksürmekten yorgun düşüyor, iyice sinirleniyor
bu da bize uykusuz geceler olarak dönüyor
dün akşam yatıp yatıp kalkmaya dayanamadığımızdan koynumuza aldık
çırpı bacaklarını kaş göz nereye denk getirirse sallıyor, arada bir kafa atıyor
resmen yatakta dayak...
yani insanın çocuğuyla yatması ne zormuş yahu, hiç filmlerdeki gibi değil
sen saçını okşayıp masal anlatacaksın o huzurla kıpırtısız uykuya dalacak nerdee
çakıl yatakta ikimizin arasında dikine yatıyor bir kere
tam bir H harfi şeklindeyiz :)
abartıyorum sanıyorsunuz biliyorum ama wallahi ciddiyim tekme yemekten sağım solum sızlıyor
hatta bir ara öyle bir kafa attı ki dün akşam bütün gece başım ağrıdı çarpışmanın etkisiyle.
Alberto'ya kaşım açılmış olabilir dedim acayip bir sızı duydum çünkü
o da uykudan bayılmış karanlıkta eliyle yoklayıp "yok bir şey" dedi :)
dün gece bu şekilde 4 saat filan geçirdik en son çakıl yorgun düşüp uyudu, doğru yatağına geri koyduk
saatli bomba gibi mazallah uyanır sonra tekrar yer misin yemez mizin :)
tabi bu da aslında dün akşam toplam 2 saat filan uyuduğumuz anlamına geliyor
yani ben zaten gündüz iş akşam sahne derken ne olduğumu şaşırmış durumdayım
bir de bu uykusuzluklar derbeder ediyor resmen.
sahne olayı da çok zormuş ne yalan söyleyeyim
insanın işi bu olsa ertesi gün öğlene kadar yatıp uyusa ooh mis gibi.
ama biz de öyle mi, gece 1'de eve gel, sabah kalk eski hayatına geri dön
tam performans çalış akşam işten çık koşa koşa provaya, oyunu önce oyna, sonra dekoru sahneyi topla kolilere yerleştir, gece dayak, bittim resmen bittim :)
neyse ki bu akşam jübilemizi yapıp çekiliyoruz